Deneme

NEDEN DİĞERLERİ DEĞİL DE FUTBOL?

neden diğerleri değil de futbol?
Ahmet Fevzi Kibar
Arş. Gör. Ahmet Fevzi Kibar

Günümüzde birçok insan amatör spor yapmakta ve bir profesyonel spor dalını takip etmektedir. Ancak takip edilen bu spor dallarının içerisinde gerek izlenme gerek ekonomik döngü ve bilinilirlik açısından en önde olanı futboldur. Peki, futbolu bu kadar cazip kılan sebepler nelerdir?

– SOSYAL GERÇEKLER ÜZERİNE İNCELEME (1) –

Günümüzde birçok insan amatör spor yapmakta ve bir profesyonel spor dalını takip etmektedir. Ancak takip edilen bu spor dallarının içerisinde gerek izlenme gerek ekonomik kazanç ve bilinilirlik açısından en önde olanı futboldur. Peki, futbolu bu kadar cazip kılan sebepler nelerdir?

Birinci Sebep: (Taraftarlık): Neredeyse bütün spor müsabakaları seyirci eşliğinde yapılmaktadır. Bu spor müsabakalarının birçoğunda (tenis gibi) seyircilerin doğrudan müsabakaya bir etkisi olmaz. Hatta müsabakaya etki etmemek için sessiz kalmaları beklenir. Sadece seyretmeleri ve bazen alkışlamaları gerekir. Ancak futbolda seyirci değil taraftar kavramı mevcuttur. Hatta birçok kulüp açıklama yaparken “stadımıza seyircileri değil taraftarımızı bekliyoruz” diyerek bu noktaya değinmektedir. Yani statta futbol müsabakası seyreden taraftar; maça, hakeme, futbolcuya hatta ekran başındaki izleyicilere bile tesir eder. Özellikle milli maçlarda bu durum görünmeyen bir milli mücadele halini alır.

Taraftarın maça etkisinin en büyük göstergesi, bir takımın bir müsabakadan alacağı sonuç hakkında yorum yapılmadan önce sorulan ilk sorunun, maçın deplasmanda oynanıp oynanmayacak olmasıdır. Belki de taraftarın bu denli müsabakaya etki edebilmesi futbolun diğerlerine oranla bu kadar tercih edilmesinin en büyük sebebidir.

Taraftarın, maça bir hafta önceden zihnen, fikren, cismen hazırlanması; hafta boyu konuşması, tartışması, kavgası; bazılarının varını yoğunu ortaya koyarak maça gitmek için ödediği bilet, yol, yemek ve hatta barınma masrafı futbolun ne denli insan ve toplum hayatına etki ettiğini de göstermektedir. Taraftarın maddi ve manevi olarak kendinden bu kadar feda etmesi, başka hangi spor dalında var?

İkinci Sebep: (Kendi Kimliğinden Uzaklaşma): Statta maçı seyreden kişiler kendi kimliğinden sıyrılarak bir bütün halinde taraftar olur. Böylece günlük hayattaki kimliklerinden sıkılan, bunalan ve bu kimlikten belki de nefret eden insanlar kendilerine bir kaçış olarak taraftar kimliğine bürünür. Bu zaman boyunca (maç öncesi hazırlık ve maç esnasında), büyük bir şeyin parçası olmanın heyecanına kapılır. Bazıları ise gerçekten bir işe yaradığını hisseder.  

Üçüncü Sebep: (Topun yuvarlaklığı): Birçok spor dalında top yuvarlaktır. Ancak futbolda top harbiden yuvarlaktır. Kime döneceği belli olmaz. Belki de son ana kadar her şeyin değişebilme ihtimali, insanları top sevdalısı haline getirmektedir. Doksan dakika hatta uzatmalar boyunca heyecan ve ümit neredeyse hep diridir.

Dördüncü Sebep: (Devrim Ruhu): Zayıf görünen bir takım güçlü bir takımı yenebilir, büyük bütçeli bir takım düşük bütçeli bir takım tarafından rezil edilebilir. İyi bir takım ruhu ve oyunu olan düşük bütçeli bir takım ligin büyüklerini devirerek devrim yapabilir. Devrimci ruhu harekete geçirebilir. Bir takımın kadrosunda bireysel olarak çok üst düzey oyuncular olsa da çoğu zaman takım oyununun kazandığı bir spor dalıdır futbol. Yani bu bireysel yetenekler eğer birlikte çalışamıyorsa bir işe yaramaz. Bu da iyi futbolcun varsa maçı kazanırsın mottosunu yıkmaktadır. Bu da futbolu cazip hale getiren sebeplerdendir.

Beşinci Sebep: (Ümit): Örneğin, bir basketbol maçında çok fazla sayı olmaktadır. Ve bu durum genellikle maç boyu bir tarafın ağırlığını hissettirmesi sonucunu doğurur. Genellikle de güçlü takımın maçı kazanması muhtemeldir. Ancak futbolda az sayıda golün sonucu belirlemesi her an geri dönüşlerin olabileceği ümidini taraftarda diri tutar. Futbol tarihi bir dizi geri dönüşe şahittir.

Altıncı Sebep: (Belirsizlik): Futbol; sahanın zemini, hava koşulları, bir futbolcunun morali, takım disiplini, teknik, taktik, hakem, şike, taraftar, siyaset, teknik adam-futbolcu ve yönetim-teknik heyet ilişkisi ve daha saymakla bitmez birçok sebebin sonuca etki edebildiği bir spor dalıdır. Her ne kadar şikâyet edilse de bu belirsizlik çoğu zaman gizliden gizliye sevilmekte ve merak duygusunu diri tutmaktadır. Hatta maçtan çok ümitli olmayıp maçı izlemeyi bırakan (bazen de böylece totem yapan) kişiler bile sonradan mutlaka maç sonucunu kontrol etmektedir. Bu durum, merakların nasıl diri kaldığını göstermektedir. Unutulmamalıdır ki, merak, en güçlü sevk edicilerden biridir.

Burada Türkiye Milli Takımı’nın hepimizin hafızalarında yer edinen “Euro 2008” elemelerindeki son dakikalarda çevrilen maçlar ve Hırvatistan maçında, 119. dakikada yediğimiz gole karşılık Semih Şentürk’ün 120. dakikada attığı gole değinmeden olmaz. Herkesin bitti dediği yerden doğmak… Belki de futbolu bu kadar cazip kılan en büyük sebeplerden biri hayat gibi sürprizlerle dolu olması

Ayrıca taraftarların, kendilerinden geçecek kadar takımları için yaptıkları maddi ve manevi fedakârlıklar da ayrı bir sosyolojik inceleme konusudur. Ancak taraftarların yaptığı bu fedakârlıklar maddi ve manevi başka bir uğraşta gösterilse muhakkaktır ki o işten müthiş bir sonuç alınsın.

Not: Futbolda görülen ve holiganlık kelimesiyle ifade edilen ve tehlikeli sonuçlar doğuran seviyedeki bağımlılık sadece ülkemizde değil dünyanın her yerinde mevcuttur. Bu konu üzerine yapılmış filmler ve yazılmış kitaplar da buna en büyük delildir.

Sonuç: Futbol artık sadece bir spor dalı olarak değil, bunun daha ötesinde anlamlandırılan bir sosyal olgudur.

Sosyal Olgular Doğru Tespit Edilmeden Doğru hükümler Tesis Edilemez.

Ahmet Fevzi KİBAR

TEŞEKKÜR: Bu inceleme yazımı, özenle inceleyip yorum, eleştiri ve değerlendirmeleri ile yazıma tat ve kalite katan Kıymetli öğrencim FURKAN YURT’a çok teşekkür ederim.

Ayrıca, görüş ve katkıları için değerli arkadaşım AV. FATİH YEŞİLYURT’a çok teşekkür ederim.

Yazar Hakkında

Ahmet Fevzi Kibar

Ahmet Fevzi Kibar

Akademisyen, Hukuki Danışman ve Yazar
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Özel Hukuk yüksek lisans mezunu ve İstanbul Üniversitesi Özel Hukuk doktora eğitimi (devam ediyor). Kişiler, Aile, Eşya, Miras, Borçlar, Gayrimenkul, Fikri Mülkiyet ve Ürün Sorumluluğu Hukuku alanlarında çalışma yapmaktadır. Ayrıca hikâye, deneme ve eleştiri yazarlığı da yapmaktadır. Evli ve baba.

6 Yorumlar

Yorum Yap

Konuşmaya Başla
WhatsApp Destek Hattı
Merhaba, NEDEN DİĞERLERİ DEĞİL DE FUTBOL? bu konu hakkında destek alabilirsiniz...