Pratik Çalışma

EŞYA HUKUKU PRATİK ÇALIŞMA (4)

EŞYA HUKUKU PRATİK ÇALIŞMA 4
Ahmet Fevzi Kibar
Arş. Gör. Ahmet Fevzi Kibar

BİRLİKTE MÜLKİYET – PAYLI MÜLKİYET – YÖNETİM İŞLERİ – MASRAFLARA KATILMA – PAYDAŞLIKTAN ÇIKARMA

OLAY: Üniversite arkadaşları Rana, Talha, Enes, Gülcan, Emir birlikte Bilecik taraflarından ucuz bir tarla satın alırlar. Bu tarlayı işleyip, kazancı bölüşmek niyetindedirler. Öncelikle tarlaya patates ekerler. Tarlanın idaresi açısından günlük yapılması gereken işleri yönetmesi için Emir’e yetki verirler. Emir, tarlaya ekim işleri için gereken alet ve edevatın koyulması için bir kulübe inşa ettirir. Bir sel baskını sırasında tarlaya gelen Rana, tarladaki ürünün zarar görmemesi için etraftaki kum torbalarını tarlanın önüne taşıyarak bir set yapar. Hasat zamanı patates işinin kar getirmediğini gören Emir, tarlaya ceviz ekmeye karar verir. Talha, tarla komşuları Hasan amca ile samimi olur ve kendisine kolaylık olması için taşınmazdaki payı üzerinde bir geçit hakkı tanımak istemektedir. Enes, tarla satın alındıktan kısa süre sonra payını Şinasi’ye devreder. Emir, hasattan sonra söz konusu hasat döneminde yapılan masrafları paydaşlardan talep eder. Şinasi, bu masrafları bilmediğini ve ödemeyeceğini ayrıca tarlanın idaresi noktasında Emir’in seçilmesinde onun oyunun olmadığını bu sebeple Emir’i yönetici olarak tanımadığını bildirir.

Soru 1: Olayda ismi geçen beş arkadaş arasında nasıl bir hukuki ilişki mevcuttur?

Olayda ismi geçen beş arkadaş ortaklaşa bir tarla satın almışlardır. Eşya Hukukunun en önemli kavramlarından olan mülkiyet hakkı çeşitli açılardan tasnif edilmektedir. Örneğin, mülkiyet hakkının konusu olan eşyanın taşınır veya taşınmaz olması bunlardan biridir. Bir diğer sınıflandırma ise mülkiyet hakkına sahip olan kişi sayısına göre yapılır. Eğer bir mülkiyet hakkına tek kişi sahipse buna “tek kişi mülkiyeti” denir. Eğer birden fazla kişi bu hakka sahipse “birlikte mülkiyet” söz konusudur.

Birlikte mülkiyet hali açısından Medeni Kanunda iki tür öngörülmüştür. Bunlar; paylı mülkiyet ve elbirliği mülkiyettir. Paylı mülkiyet, birden fazla kişinin bir eşyaya payları oranında malik olması durumudur (TMK m. 688/I). Elbirliği mülkiyet ise birden fazla kişinin belirlenmiş payları olmaksızın bir eşyanın tamamına aynı anda malik olması durumudur (TMK m. 701/II). Elbirliği mülkiyet kanunda öngörülen istisnai haller açısından söz konusu olabilir; (TMK m. 257 (genel mal ortaklığı), 258 (edinilmiş mallarda ortaklık), 373 (aile malları ortaklığı), 640 (miras ortaklığı); TBK m. 620 (adi ortaklık)). Bu durumlar haricindeki birlikte mülkiyet halleri, bir paylı mülkiyet durumudur.

Olayımızda kanunda öngörülen elbirliği mülkiyet durumlarından biri söz konusu olmadığı için bu beş arkadaş arasındaki mülkiyet bir paylı mülkiyettir.     

Soru 2: Emir’in tarlaya bir kulübe inşa etmesi durumunu olay özelinde nasıl bir yönetim işi olduğunu hukuken tanımlayıp bunun geçerli bir işlem olup olmadığını tartışınız.

Öncelikle Emir’in tarlaya bir kulübe inşa etmesi eyleminin ne tür bir yönetim işi olduğu somut olay açısından tespit edelim. Kulübe inşa eylemi, TMK m. 692’de belirtilen olağanüstü bir yönetim işlemi değildir. Yine TMK m. 691’de belirtilen önemli yönetim işlemi de değildir. Bu eylem, TMK m. 689/I/2’de değinilen ivedi bir işlem de değildir. Bu eylem, TMK m. 690/I’e göre bir olağan yönetim işidir. Ayrıca, bu eylem yapılmadığı takdirde eşyanın “kullanılabilirliğini ve değerini azaltacak bir işlem olduğu için zorunlu bir yönetim işi olarak görülebilir (TMK m. 689/I/1).

TMK m. 690’a göre, taraflar aksini belirlemedikçe paydaşlardan her biri olağan yönetim işini yapmaya yetkilidir. Ancak somut olayımızda bu yetki Emir’e verilmiştir. Olayda tarlanın yapılması gereken işleri için Emir’in yetkili olduğu belirtilmiştir. Burada kişilerin doğrudan hukukî terimleri kullanması şart olmayıp yorum yoluyla bundan kastın olağan yönetim işleri olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla bu konuda Emir yetkilidir. Artık diğer paydaşlar bu işleri tek başlarına yapamazlar.

Soru 3: Rana’nın yaptığı eylemi yönetim işleri açısından hukuken tanımlayıp Emir’in idaresinde olan bir işi yapmasının hukuken mümkün olup olmadığını tartışınız.

Rana, tarladaki mahsulün zarar görmemesi adına sel baskını esnasında kum torbalarından set yaptırmıştır. TMK m. 689/I/2’ye, “eşyayı bir zarar tehlikesinden veya zararın artmasından korumak için derhâl alınması gereken önlemleri bütün paydaşlar hesabına” almaya her paydaş yetkilidir. İlgili hükümden anlaşılacağı üzere Rana’nın eylemi bir ivedi yönetim işidir. Söz konusu yetki, anlaşmayla kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz (TMK m. 689/I/c.2). Bu hükme göre, her ne kadar Emir, paydaşlar tarafından tarla işleri için yetkilendirilmiş olsa da diğer paydaşların ivedi yönetim işlerini yapma yetkisi devam etmektedir.

Soru 4: Emir’in, patates yerine ceviz ekmeye karar vermesini yönetim işleri açısından hukuken tanımlayıp bu işleme Emir’in yetkili olup olmadığını tartışınız.

Emir’in patates yerine ceviz ekme niyeti TMK m. 691/I’de belirtilen  “işletme usulünün veya tarım türünün değiştirilmesi” kapsamına girmektedir. Dolayısıyla bu niyetin eyleme dönüştürülmesi sonucunda ortaya bir önemli yönetim işi çıkacaktır. TMK m. 691/I’de bu yönetim işi için “pay ve paydaş çoğunluğuyla karar verilmesi” gerektiği belirtilmiştir.

Olaydan anlaşılacağı üzere paydaşların Emir’e idare noktasında verdiği yetki olağan yönetim işleri içindir. Dolayısıyla Emir, kendi başına bu önemli yönetim işini yapamaz. Söz konusu iş için aranan pay ve paydaş çoğunluğu noktasında olayı yorumlayalım. Burada iki çoğunluk aranmaktadır: biri, pay çoğunluğu; diğeri, paydaş çoğunluğudur. Pay çoğunluğundan maksat taşınmaz üzerindeki pay oranları toplam olarak %50’yi geçen paydaşların bu iş için olumlu oy kullanmasıdır. Olayımızda, paydaşların pay oranı belirtilmemiştir. O zaman yedek hukuk kuralı devreye girer. TMK m. 688/II’ye göre, “başka türlü belirlenmedikçe, paylar eşit sayılır”. Olayımızda beş paydaş vardır, bu hükme göre her birinin pay oranı 1/5 (%20) dir. Buna göre, pay çoğunluğu için en az üçünün olumlu oy kullanması gerekir. Paydaş çoğunluğu için ise paydaş sayısına göre çoğunluk belirlenecektir. Paydaş sayısı beş olduğu için paydaş çoğunluğu şartının gerçekleşmesi için en az üç paydaşın olumlu oy kullanması gerekir.

Soru 5: Talha’nın, Hasan amcaya geçit hakkı tanıması hukuken mümkün müdür?

Bu soruyu yanıtlayabilmek için öncelikle paylı mülkiyette paydaşların pay oranının hukuki durumu tespit edilmelidir.

Paylı mülkiyette paydaşlardan her biri fikrî, soyut anlamda bir pay üzerinde mülkiyet hakkına ve tasarruf yetkisine sahiptir. Her paydaş mülkiyet hakkını payı oranınca kullanır. Bu, eşyanın maddi olarak bölünmüş, belirlenmiş bir maddi kısmını kullanma değildir. Esasen bütün paydaşlar, eşyanın tamamı birlikte malik olup her zerresinde birlikte hak sahibidirler. Ancak bu sahiplik, payları oranıncadır. Örneğin bir arsanın dörtte birine paydaş olan kişi, tarlayı dörde bölüp sağ üst köşe benim kısmım diyemez. Zaten bu şekilde bölünmüş olan mülkiyette paylı mülkiyet söz konusu değildir. Yine 16 dairenin yer aldığı bir katlı mülkiyette, bir bağımsız bölüm sahibi paydaş bu bağımsız bölüme bağlı arsa payı şurasıdır diye gösteremez. Her bağımsız bölüm sahibinin arsanın tamamı üzerinde payı oranınca soyut bir sahipliği söz konusudur. Yoksa arsanın maddi olarak bölünmüş halde paydaşlara dağıtılması üzerinde böyle bir yapının inşasına engel olmakla birlikte birçok hukuki sorunu da beraberinde getirecektir.

Yukarıdaki açıklamayı da göz önünde bulundurarak ilgili hükümler açısından olayı değerlendirelim. TMK m. 688/III’e göre, “paydaşlardan her biri kendi payı bakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahip olur. Pay devredilebilir, rehnedilebilir ve alacaklılar tarafından haczettirilebilir”. İlgili hüküm kapsamında diğer paydaşları etkilemeyen ve malın tamamını kapsamayan söz konusu tasarrufları her paydaş kendi payı üzerinde yapabilir. Ancak TMK m. 692’de belirtildiği üzere “paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılması” kural olarak bütün paydaşların kabulüne bağlıdır. Geçit hakkı, bir sınırlı aynî haktır. Bir taşınmaz üzerinde sınırlı aynî hak tanınması malın tamamı üzerinde tasarruf anlamına geldiği için söz konusu işlemin gerçekleşmesi ancak paydaşların tamamının izin vermesiyle mümkündür. Ayrıca, yukarıda belirttiğimiz üzere paydaşların payı somut olarak malın belirli bir kısmı olmadığı soyut bir durum olduğu için paydaş tek başına böyle bir tasarrufta bulunamaz. 

Paylı mülkiyette her paydaşın hakkı paylı mülkiyete konu olan şeyin tamamına yaygın olduğu için pay üzerinde paylı mülkiyet konusu şeyin belli bir kısmı üzerinde yetki tanıyan böyle bir geçit hakkı kurulması mümkün değildir?

 Soru 6: Enes’in, diğer paydaşların rızasını almadan Şinasi’ye payını devretmesi mümkün müdür? Şinasi, iddialarında haklı mıdır? Şinasi’nin bu eylemlerine karşı diğer paydaşlar ne gibi imkânlara müracaat edebilir?

Yukarıda belirttiğimiz üzere Enes’in payını Şinasi’ye devretmesi TMK m. 688/III’e göre mümkündür. Bunun için diğer paydaşların rızası gerekmez.

TMK m. 695’e göre, “yararlanma, kullanma ve yönetime ilişkin konularda paydaşların yaptıkları düzenleme ve aldıkları kararlar ile mahkemece verilen kararlar, sonradan paydaş olan veya pay üzerinde aynî hak kazanan kimseleri bağlar”. Bu hükme göre, Şinasi henüz paydaş değilken paydaşların kendi arasında almış oldukları kararlar Şinasi’yi de bağlar. Ancak burada bir taşınmaz var. MK 695 II gereğince taşınmazlarda kullanma yararlanma ve yönetime ilişkin kararların sonraki paydaşı bağlaması için tapu kütüğüne şerh verilmesi gerekir. Olayda Emirin günlük işler bakımından yönetici olarak seçilmesi bakımından alınan karara ilişkin şerh yok. O sebeple Şinası bu iddiasında haklıdır. 

Ayrıca, TMK m. 694 uyarınca “paylı mülkiyetten doğan veya paylı malı ilgilendiren yönetim giderleri, vergiler ve diğer yükümlülükler, aksine hüküm bulunmadıkça, paydaşlar tarafından payları oranında karşılanır”. Olayda bu hükmün aksine bir düzenleme mevcut değildir. Ancak her paydaş sadece paydaşlığı sırasında yapılan giderlere katılmak zorundadır. Dolayısıyla burada Şinasi ancak paydaşlığa katıldığı andan itibaren yapılan gider ve yükümlülüklerden sorumlu tutulabilir.

Şinasi’nin tavırlarından rahatsız olan paydaşların önünde iki imkân vardır:

Birincisi: Paydaşlar TMK m. 688/III uyarınca Şinasi’nin payı devralmasına doğrudan engel olamazlar. Ancak TMK m. 732 uyarınca “paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü bir kişiye satması halinde, diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilirler”. Dolayısıyla her bir paydaş Enes’in Şinasi’ye devrettiği pay açısından önalım hakkını kullanabilir.

 İkincisi: TMK m. 696’ya göre, “kendi tutum ve davranışlarıyla veya malın kullanılmasını bıraktığı ya da fiillerinden sorumlu olduğu kişilerin tutum ve davranışlarıyla diğer paydaşların tamamına veya bir kısmına karşı olan yükümlülüklerini ağır biçimde çiğneyen paydaş, bu yüzden onlar için paylı mülkiyet ilişkisinin devamını çekilmez hale getirmişse, mahkeme kararıyla paydaşlıktan çıkarılabilir”. Bu hükme göre, paydaşlar kanunda belirlenen “yükümlülüklerini ağır biçimde çiğneme” ve paylı mülkiyet ilişkisinin devamını çekilmez kılma” olgularını ispat ederek Şinasi’nin paydaşlıktan çıkarılmasını mahkemeden talep edebilirler.

Bu pratiğin sizlere faydalı olması temennisiyle…

NOT1: Bu pratik tarafımca orijinal olarak hazırlanmış olup link olmadan (atıf yapılmadan) paylaşılması Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na aykırıdır.

NOT2: Anlayamadığınız yerleri ayrıca bu pratiğin altına yorum yaparak belirtebilirsiniz. Böylece size uygun zamanda cevap vermeye çalışacağım.

Teoride öğrendiğim bilgi neden uygulamada farklılaşıyor? ;

Yazar Hakkında

Ahmet Fevzi Kibar

Ahmet Fevzi Kibar

Akademisyen, Hukuki Danışman ve Yazar
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Özel Hukuk yüksek lisans mezunu ve İstanbul Üniversitesi Özel Hukuk doktora eğitimi (devam ediyor). Kişiler, Aile, Eşya, Miras, Borçlar, Gayrimenkul, Fikri Mülkiyet ve Ürün Sorumluluğu Hukuku alanlarında çalışma yapmaktadır. Ayrıca hikâye, deneme ve eleştiri yazarlığı da yapmaktadır. Evli ve baba.

Yorum Yap

Konuşmaya Başla
WhatsApp Destek Hattı
Merhaba, EŞYA HUKUKU PRATİK ÇALIŞMA (4) bu konu hakkında destek alabilirsiniz...