Öğrenci Akademik Yazı

COVID-19 SÜRECİNİN PROFESYONEL FUTBOLCU SÖZLEŞMELERİNE ETKİSİ

COVID-19 SÜRECİNİN PROFESYONEL FUTBOLCU SÖZLEŞMELERİNE ETKİSİ
Ahmet Fevzi Kibar
Arş. Gör. Ahmet Fevzi Kibar

Korona salgınının Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi ilan edilmesi ile birlikte birçok faaliyet durma noktasına gelmiştir. Bu durumdan olumsuz etkilenen spor dallarından biri futbol olmuştur. Liglerin ertelenmesi, kulüplerin futbolcu ücretlerinde kesintiye gitmesi, uluslararası alanda müsabakaların ertelenmesi ve iptali kulüplerin ekonomisinde menfi birçok zarara yol açmıştır. Keza futbolcuların sözleşmelerine nasıl yansıyacağı soru işareti haline gelmiştir.

YAZAR: AYŞEGÜL CAN

ÖZET            

Günümüzde kitlelere ulaşma becerisi hat safhada olan futbol alanında ciddi anlamda endüstriyelleşme söz konusudur. Geleneksel yapıları değişime uğrayan futbol kulüpleri sadece bir spor takımı yönetimi bağlamında faaliyetlerini yürütmemekte, kulüpler şirketleşmekte ve borsaya açılmaktadır. Futbol endüstrisinde dolaşımdaki para milyar dolarlar seviyesinde izlemekte ve dünyada yaklaşık bir milyar insanı ilgilendiren bir istihdam alanını kapsamaktadır. “Futbol, naklen yayınlar, sponsorluklar, reklam gelirleri, futbol malzemeleri, taraftarların ödedikleri ücretler ile birlikte dev bir endüstri haline dönüşmüş ve amatör bir ruhla oynanan bir oyun olmaktan çıkıp profesyonelleşmiş  “show business”  içinde yer alan bir oyun olmuştur.[1] Bu durum beraberinde hukuki düzenlemeler gerektiren bir alanı doğurmuştur. Kaldı ki küresel bir salgının yaşandığı dönemin böylesi endüstrileşmiş bir alanda menfi etkiler doğurması da kaçınılmazdır. Yeni normal, bu alanda da düzenlemeler yapılmasını gerektirmiştir. Yaşanan salgın döneminde, uluslararası alanda FIFA ve ulusal alanda TFF tarafından verilen talimatlar ve mevzuat ışığında profesyonel futbolcuların sözleşmelerinde düzenlemeler; futbolcunun ve kulübün yararı gözetilerek yapılmalı ve sözleşmenin iki tarafının bu dönemi en az zararla atlatması amacı güdülmelidir.

Anahtar Kelimeler: Profesyonel Futbolcu, Endüstriyel Futbol, Sözleşme, Futbolcu Sözleşmeleri.

ABSTRACT

Nowadays, there is serious industrialization in the field of football, which has the ability to reach the masses at the highest level. The Football clubs whose traditional structures were changed do not only operate their activities in the context of sports team management , also clubs are becoming companies and do public offerings.The money in circulation in the football industry is tracking at the level of billions of dollars and provides employment opportunity for about one billion people around the world. “Football has become a giant industry with broadcasts, sponsorships, advertising revenues, football supplies, the fees paid by fans and has become a professionalized “show business”, rather than a game played with an amateur spirit.1 This has resulted in an area that requires legal regulations. Moreover, it is inevitable that a period of  pandemic will have negative effects in such an industrialized area. With the new normal, it has also required regulations in this area. During the pandemic  period, regulations on the contracts of professional footballers in light of the instructions and legislation given by FIFA in international and the TFF in the national arena should be done in accordance with the player and the clb and pursue a goal to get over this period with the minimal damge for both two parties of contract.

Keywords: Professional Footballer, Industrial Football, Contract, Footballer Contract.

GİRİŞ

Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve kısa sürede dünyaya yayılan Koronavirüs (COVID-19) salgını, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 11 Mart 2020 tarihi itibariyle    “Pandemi” olarak ilan edilmiş bununla birlikte birçok faaliyet durma noktasına gelmiştir. Bu durumdan olumsuz etkilenen spor dallarından biri futbol olmuştur. Futbolun günümüzde neredeyse bir endüstri haline gelmesi ve bu alanda nakit akışının büyük meblağlarda olması bu etkiyi daha belirgin hale getirmiştir. Liglerin ertelenmesi, kulüplerin futbolcu ücretlerinde kesintiye gitmesi, uluslararası alanda müsabakaların ertelenmesi ve iptali kulüplerin ekonomisinde menfi birçok zarara yol açmıştır. Keza futbolcuların sözleşmelerine nasıl yansıyacağı soru işareti haline gelmiştir. Bu çalışmamızda mevzuat ve talimatlar dikkate alınarak profesyonel futbolcu sözleşmelerinin akıbeti incelenecektir.

I. Profesyonel Futbolcu Kavramı

Futbol endüstrileştikçe profesyonelleşmiş ve ticari bir faaliyet haline gelmiştir. Zamanla gösteri ve profesyonellik futbolun iki önemli özelliği haline gelmiştir. Futbolda gösteri ön plana çıkartılarak insanların ilgisi ve talebi elde edilmektedir. Taleple birlikte futbol ticarileşmektedir. Ticarileşen futbol da artık bir oyun ya da eğlence olarak görülemez ve bırakılamazdır. Uzmanlaşma arttıkça profesyoneller bu alana dâhil olmaya başlamışlardır. Bugünkü anlamda futbolun gelişimi ile gösteri haline gelmesi ve profesyonelleşmesi birlikte olmuştur”.[2]

Türkiye Futbol Federasyonu’nun yayınladığı Profesyonel Futbolcuların Transferleri ve Statüsü Talimatı’nın ikinci bölüm üçüncü maddesi profesyonel futbolcu kavramına “Bir kulüple yazılı sözleşme yapmış olan ve kendisine futbol faaliyetleri kapsamında yaptığı harcamalardan daha fazla miktarda ödeme yapılan futbolcudur” şeklinde yer vermiştir. Ekim 2009’dan itibaren yürürlükte olan FIFA Oyuncuların Transferleri ve Statüsü Talimatı’nın 2. maddesinde amatör ve profesyonel oyuncu kavramları açıklanmıştır. Maddenin ilk fıkrası futbol faaliyetine katılan oyuncuları amatör ve profesyonel olarak ikiye ayırmakta, 2. maddesinin ikinci fıkrası ise profesyonel futbolcuyu, kulübe yazılı sözleşme ile bağlı olan ve kendisine harcadığı futbol giderlerinden daha fazla ücret ödenen kişi olarak tanımlamıştır.[3] Keza burada futbolcunun kulüp ile yazılı sözleşmesi ve karşılıklı gerçekleştirecekleri sorumlulukları çerçevesinde bir iş sözleşmesi aranmaktadır. Profesyonel Futbolcu İş Sözleşmesi’nin kapsamı, profesyonel futbolcu istihdam etmek isteyen futbol kulübü ile bir ücret karşılığında sportif faaliyette bulunmak isteyen futbolcunun arasında hak ve borçları düzenlemekten ibarettir.[4]

II. Sözleşmelerin Hukuki Niteliği

Hukuki niteliğini tartışmak gerekirse doktrinde[5] bir kısım yazarlar tarafından hizmet sözleşmesi[6] olarak nitelendirirken bazı yazarların eser sözleşmesi[7] üzerine kanaat oluşturduğunu görmekteyiz. Sözleşmede bir taraf iş görme edimini bunun karşılığında diğer taraf ücret ödemeyi üstlenmiştir. Futbolcunun kulübe bağlılığı ve sözleşmenin zaman unsurunu içermesi de niteliğini belirlemede yardımcı unsurlarındandır. Ancak genel hükümlerin sporcuların çalışma koşullarına uygun düşmediği haller mevcuttur. Buna göre profesyonel futbolcular için 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun’a dayanılarak çıkarılan Profesyonel Oyuncuların Statüsü ve Transferi Talimatı ile futbolcu ve spor kulübü arasındaki iş sözleşmesini düzenleyen hükümler getirilmiş olup faaliyetler için bu uygulamanın sürdürüleceği belirtilmiştir.[8]  İncelememizde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 393. maddesi ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 8. Maddesini birlikte değerlendirdiğimizde profesyonel futbolcu sözleşmelerinin hukuki niteliğini hizmet sözleşmesi olarak kabul edeceğiz.[9]

III. Sözleşmelerin Sona Ermesi

FIFA Oyuncuların Transfer ve Statüsü Talimatı’nın “Sözleşmeye Saygı” başlıklı 13. maddesine göre, profesyonel futbolcu ile kulüp arasındaki sözleşme sadece sürenin sona ermesi veya karşılıklı anlaşma ile son bulur. Bu durum Profesyonel Futbolcuların Statüsü ve Transferleri Talimatı’nın “Sözleşmesinin Sona Ermesi” başlığı altında kendine yer bulmuştur. Profesyonel Futbolcuların Statüsü ve Transferleri Talimatı’nın 26. maddesinde karşılıklı sona erdirmede ibrazı gerekli belgeleri düzenlenmekte iken 27. maddesinde “Kulübün Sözleşmeyi Fesih Hakkı” düzenlenmektedir. Maddenin birinci fıkrasına göre futbolcunun futbol faaliyeti dışında vaki hastalık veya istirahat halinin altı ayı aşması, futbolcunun en az altı ay müddetle kesinleşmiş hak mahrumiyeti veya müsabakadan men cezası almış olması, futbolcunun bu talimatın 25. maddesinde sayılan yükümlülüklerini ağır surette ihlal etmesi ve futbolcunun, Futbol Menajerleri ile Çalışma Talimatı’na aykırı davranışları nedeniyle kesinleşmiş en az dört resmi müsabakadan men cezası almış olması sözleşmenin feshi için haklı neden teşkil eder.

Profesyonel Futbolcuların Statüsü ve Transferleri Talimatı’nın 28. maddesinde “Futbolcunun Fesih Hakkı” düzenlenmektedir. Birinci fıkrasına göre “Kulüp futbolcunun ücretlerini ödemekte temerrüde düştüğü ve/veya futbolcunun sosyal güvenlik haklarını ihlal ettiği takdirde, futbolcu sözleşmesini feshetmek arzusunda ise, kulübüne ve bilgi için TFF’ye noterden keşide edeceği bir ihtarname ile 30 gün içerisinde ücretinin ödenmesini ve/veya sosyal güvenlik haklarının yerine getirilmesini bildirmek zorundadır. Kulüp, söz konusu mehile rağmen ücretini ödemediği ve/veya sosyal güvenlik haklarını yerine getirmediği takdirde, futbolcu mehilin sona ermesinden itibaren ancak 7 gün içinde sözleşmesini feshedebilir.” Maddenin ikinci fıkrasında kulübün sözleşmeden kaynaklanan diğer edimlerini ifada temerrüde düşme hali düzenlenmektedir. Beşinci fıkrada ise bir özel fesih hali düzenlenmiştir. Buna göre “23 yaş üstü bir profesyonel futbolcu, sezon sonunda, kulübünün oynadığı resmi müsabakaların % 10’undan daha azında görevlendirildiği takdirde sözleşmesini sportif haklı sebeple feshetme hakkına sahip olabilir. Böyle bir fesih, futbolcunun durumu ve somut olayın şartları göz önüne alınarak değerlendirilir.”

Hukuk sistemimizde “Ahde Vefa” prensibine[10] göre sözleşmenin ayakta kalması esastır. Yukarıda sayılan sona erme sebepleri pandemi döneminde ikinci aşamada göz önüne alınmalıdır. Bu denli uluslararası etki gösteren bir salgın karşısında sözleşmeyi sona erdirmeden önce anlaşma yoluna gidilmesini öngören FIFA’nın tavsiye niteliğinde görüşleri yayınlanmıştır. FIFA’dan alınan Covid-19 Salgınına ilişkin 7 Nisan 2020 gün ve 1714 sayılı sirkülerinde belirtildiği üzere “18 Mart 2020’de, FIFA Konseyi Bürosu (Büro) COVID-19 salgınını incelemek, oyuncuları ve kulüpleri koruma amacıyla kararlar ve değişiklikler sunması amacıyla bir çalışma grubu oluşturmuştur. Büro, futbol müsabakalarını engelleyen COVID-19 salgınını mücbir sebep[11] (force majeure) olarak tanımıştır.” 26 Mart ve 2 Nisan 2020 tarihli toplantılarda ise sözleşmelerin akıbeti incelenmiştir. Buna göre:[12]

A. SÜRESİ BİTECEK SÖZLEŞMELER ve YENİ SÖZLEŞMELER

Sezonun orijinal bitiş tarihinde sona erecek sözleşmeler, sezonun orijinal bitiş tarihinde sona erecek kiralık transfer sözleşmeleri (ve ilgili sözleşmeler),önümüzdeki sezonun orijinal başlangıç tarihinde başlayacak (daimi ve kira) transfer sözleşmeleri (ve ilgili sözleşmeler),gelecek sezonun orijinal başlangıç tarihinde başlayacak iş sözleşmeleri ele alınmıştır.

Genel bir kural olarak ülkeye ait iş hukukunun ve sözleşme özgürlüğünün üstünlüğü kabul edilse de, FIFA tarafından şu öneriler yapılmaktadır:

a. Sözleşmenin süresinin orijinal sezona göre sona erme tarihi geldiğinde, bu süre sezonun yeni bitiş tarihine kadar uzatılabilir.

b. Sözleşmenin yeni sezonun orijinal başlangıç tarihinde başlaması durumunda, bu başlangıç yeni sezonun yeni başlangıç tarihine kadar ertelenir.

c. Örtüşen sezonlar ve/veya kayıt süreleri ve tüm taraflar aksi üzerinde anlaşma sağlamadığı sürece, öncelik oyuncuların sözleşmelerinin bulunduğu eski kulüplerine verilir, buradaki amaç ligleri orijinal kadroları bitirmesi ve aynı zamanda yerel ligin, üye federasyonunun turnuvasının ve kıtasal rekabetlerin bütünlüğünün korunmasıdır; Uluslararası transfer anlaşmalarında da yukarıdaki prensipler uygulanacaktır. Uluslararası transfer anlaşmaları için (kalıcı transfer veya kiralık transferler), sözleşme tarihlerinde önerilen değişikliklere bakılmaksızın, sözleşmenin yeni başlangıç tarihinden önce sözleşmeye bağlı ödemeler, yeni sezonun yeni başlangıç tarihine veya ilk kayıt süresine kadar ertelenmelidir.

B. ÖNCEDEN BELİRLENDİĞİ ŞEKİLDE İFA EDİLMESİ MÜMKÜN OLMAYACAK SÖZLEŞMELER

a. Oyunculara ve antrenörlere bir tür maaş ödemesini garanti altına almak, muhtemel davalardan kaçınmak, sözleşmeye bağlı istikrarı korumak ve kulüplerin iflas etmemelerini sağlamak için COVID19’un kulüpler üzerindeki finansal etkisini de göz önünde bulundurarak şunlar önerilmektedir: Kulüpler ve çalışanlar (oyuncular ve antrenörler), COVID-19 salgını nedeniyle turnuvaların askıya alındığı herhangi bir dönem için çalışma koşullarına ilişkin bir kulüp veya lig bazında uygun kolektif sözleşmeler bulmak için birlikte çalışmaya şiddetle teşvik edilir. Bu tür anlaşmalar ele alınırken sınırlama olmamalıdır: ücret (uygulanabilir olduğunda maaş ertelemesi ve / veya sınırlama, koruma mekanizmaları) ve diğer faydalar, devlet yardım programları, sözleşme uzatmaları sırasındaki koşullar göz önünde bulundurulmalıdır. İlgili tarafların bulunduğu hallerde, toplu sözleşme anlaşmalarına veya başka bir kolektif sözleşme mekanizmasına uygun bir şekilde anlaşmaya varılmalıdır.

b. Değişiklik anlaşmalarına ilişkin tek taraflı kararlar, ancak ulusal yasalara uygun olarak yapıldıkları veya toplu sözleşme anlaşmalarına veya başka bir toplu sözleşme mekanizması içinde izin verildikleri durumlarda tanınacaktır.

c. Kulüplerin ve oyuncuların anlaşma sağlayamadıkları ve Ulusal yasaların durumu ele almaması veya bir oyuncu birliği ile yapılan toplu sözleşmelerin mevcut olmadığı veya uygulanmadığı hallerde: Sözleşmelerin hüküm ve koşullarını değiştirmeye yönelik tek taraflı kararlar, FIFA’nın Uyuşmazlık Çözümü Odası (DRC) veya Oyuncu Statüsü Komitesi (PSC) tarafından iyi niyetli, makul ve orantılı olması halinde tanınacaktır. Bir kararın makul olup olmadığını değerlendirirken DRC veya PSC sınırlama olmaksızın şunları dikkate alacaktır; a) Kulübün çalışanı ile karşılıklı bir anlaşmaya varmaya çalışıp çalışmadığı; b) Kulübün ekonomik durumu; c) Herhangi bir sözleşme değişikliğinin ölçüsü; d) Sözleşme değişikliğinden sonra çalışanın net geliri; e) Kararın tüm kadroya mı yoksa sadece belirli çalışanlara mı uygulandığını

d. Alternatif olarak, uygun sigorta kapsamının sürdürülmesi ve söz konusu dönemde çalışanlar için yeterli alternatif gelir destek düzenlemeleri bulunabilmesi koşuluyla, turnuvaların askıya alınması sırasında (yani futbol faaliyetlerinin askıya alınması) kulüpler ve çalışanlar arasındaki tüm anlaşmalar “askıya alınmalıdır”.

SONUÇ

Bu durum mücbir sebep olarak kabul edildiğinde COVID-19 sebebiyle tarafların sözleşmeyi feshetmesi TBK kapsamında hukuka aykırı değildir.[1] Ancak bu müsabakaların oynanamaması durumunun uzun süreli olması gereklidir ki sözleşmenin unsurları yerine getirilmesin.[2] Liglerin devam ettiği göz önüne alındığında sözleşmeyi sona erdirme yolu değil yine Türk Borçlar Kanunu uyarınca uyarlama yoluna gidilmesi[3] ve FIFA tarafından tavsiye edilen kriterler ölçüsünde sözleşmelerin yeniden düzenlenmesi hakkaniyete uygun olacaktır. Keza Türkiye Futbol Federasyonu yayınladığı Futbola Dönüş Protokolünde hazırlık aşamasından müsabaka aşamasına yine oyuncuların testlerinin pozitif çıkması durumuna kadar birçok başlıkta öneri yayınlamıştır. Bu çerçeveden bakıldığında asıl olan oyuncunun sağlığının korunması olmalı ve bu yönde tedbirler alınmalıdır. Kaldı ki oyuncunun salgın sebebiyle müsabakaya çıkmaması veya antrenmanlara katılmak istememesi halinin hukuki sonuçları olacaktır ki bu durumların yaptırımları da Türkiye Futbol Federasyonu Futbol Müsabaka Talimatı’nda düzenlenmiştir. Bu durumda 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 13.maddesi göz önüne alındığında futbolcunun çalışmaktan kaçınma hakkı gündeme gelebilir. Ancak kanun hükmünden anlaşılacağı üzere  “ciddi ve yakın bir tehlike ile karşı karşıya kalması” aranır. Buna göre ulusal alanda Türkiye Futbol Federasyonu’nun yayınladığı Futbola Dönüş Protokolü ile kulüpler nezdinde alınan önlemler dikkate alındığında somut duruma bakılarak karar verilmesi hakkaniyetli olacaktır.

Ekonomik yönden bakıldığında ilgili kanun çerçevesinde ve belirtilen kriterler göz önüne alınarak oyuncunun ve kulübün menfaatleri doğrultusunda sözleşmelerde uyarlama yoluna gidilmelidir. Bu hususta futbolcu ile kulüp arasında futbol ile ilgili sözleşmeden doğan uyuşmazlık çıkması halinde başvurulacak mercii ise Uyuşmazlık Çözüm Kurulu Talimatı’nın 2. maddesinde belirtilmiştir. Madde hükmüne göre “Uyuşmazlık Çözüm Kurulu, taraflarca yetkisinin kabul edilmesi halinde; kulüpler, futbolcular, teknik adamlar ve futbol menajerlerinin, aralarındaki futbolla ilgili her türlü sözleşmeden doğan ihtilafları inceler ve karara bağlar. Bununla birlikte sportif cezalarla, yetiştirme tazminatına ilişkin ihtilaflar münhasıran Uyuşmazlık Çözüm Kurulu önünde çözülür.” Anayasa Mahkemesi’nin, 2 Mart 2019 da yürürlüğe giren iptal kararı[4] ile Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun“münhasıran yetkili olduğu”, sözleşmesel uyuşmazlık kararlarında, adli yargının yolu tekrar açılmış oldu.

Buna göre; UÇK, 2 Mart 2019 tarihinden itibaren UÇKT m. 2/I’de sıralanan uyuşmazlıklar bakımından ihtiyari bir hakem heyeti halini almış ve genel mahkemeler görevli hale gelmiştir. Taraflar profesyonel futbolcunun iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar bakımından isterse UÇK’yı çözüm merci olarak kabul edecek, ancak böyle bir kabul olmaması durumunda, uyuşmazlık görevli mahkeme olan (7036 sK m.5/1-a) iş mahkemelerinde çözülecektir.[5]

İncelemede değinilen hususlar noktasında bu sürecin devam etmesi halinde yeni sezonda ortaya çıkacak uyuşmazlıklar ve hukuki sorunlar için mevzuat düzenlemeleri, kurul ve tahkime konu kararlar yol gösterici olacaktır.

TEŞEKKÜR: Bu yazıyı hazırlama sürecinde konuşmalarından yararlandığım Av. Aysu Melis BAĞLAN’a, değerlendirme aşamasında desteğini esirgemeyen Av.Yakub Kızılkaya’ya, yazmaya teşvik eden ve her daim destek olan Ahmet Fevzi KİBAR hocama, çeviri incelemelerinde desteğini esirgemeyen Tarık ARSLAN’a, yayınlarıyla ilk ışığı yakan Akademik Çalışma Okulu altında toplanan arkadaşlara teşekkürlerimi sunarım.


[1]Bkz:http://www.ilhanhelvacidersleri.com/turk-borclar-kanunu/turk-borclar-kanunu-madde-138,s.e.t.22.07.2020.

[2] Mücbir sebebin unsurları için ayrıca bkz: ŞAHİN, Hale, Mücbir Sebep Nedeniyle Borçların İfa Edilememesi, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019, s. 52 vd.

[3] Gerek Alman hukukunda gerek Türk/İsviçre hukukunda kabul edildiği üzere, sözleşmenin değişen şartlara uyarlanmasındaki amaç, meydana gelen olağanüstü durum neticesinde borçludan edimini ifa etmesi beklenebilir hale getirilmesidir. Bu bakımdan sözleşmenin uyarlanmasının kapsamı dürüstlük kuralı ile belirlenir. Nitekim TBK m. 138’in Gerekçesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, sözleşmenin değişen şartlara uyarlanmasının dogmatik temeli olarak işlem temelinin yanında dürüstlük kuralı da sayılmıştır. Bkz. TİLE, Latife, Uyarlama Sebebi Olarak Aşırı İfa Güçlüğü, Doktora Tezi, Antalya, Akdeniz Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2018, s. 194.

[4] AYM, 18.01.2018, E.2017/136 E, K.2018/7, (RG 2.3.2018/30348).

[5] KIZILKAYA, Yakub, Profesyonel Futbolcunun İş İlişkisinin Sona Ermesi ve Sonuçları, Yayımlanmış Yüksek Lisans Tezi, Bursa, Uludağ Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019, s. 62.


[1]  ÇIRAK, Mustafa Furkan, Dijital Çağda Değişen Futbol ve Futbol Aktörleri, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, Medipol Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2020, s. 31.

[2] ÇIRAK, Mustafa Furkan, s. 33.

[3] AKSOY, Onur, Profesyonel Futbolcunun İş Sözleşmesi,Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, Bahçeşehir Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü 2010, s. 3.

[4] AKSOY, Onur,  s. 7.

[5] AKSOY, Onur,s. 11-12. Ayrıca bkz: BELGİN, Ferit, Türk Hukuk Sisteminde Profesyonel Futbolcu Sözleşmelerinin İncelenmesi, Yüksek Lisans Tezi, Aydın, Adnan Menderes Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2019, s. 5.

[6] TBK m.393’e göre işçinin, işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle iş görmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmeye genel hizmet sözleşmesi denir. Bkz. EREN, Fikret,  Borçlar Hukuku Özel Hükümler, Ankara, Yetkin Yayınları, 6.Baskı, Temmuz 2018, s. 533 vd.

[7] İş sahibinin ödemeyi borçlandığı bir bedel karşılığında yüklenicinin bir eser meydana getirip teslim etmeyi üstlendiği sözleşmeye eser sözleşmesi denir. Bkz. EREN, Fikret, s. 583 vd.

[8] ÇELİK, Nuri vd. , İş Hukuku Dersleri, İstanbul, Beta Yayınları, Yenilenmiş 32. Baskı, Ekim 2019, s. 161.

[9] Türk Borçlar Kanununda hizmet sözleşmelerinin ayrı bir şekilde düzenlenmesinin sebebi, bu hükümlerin İş Kanununa tabi olmayan işçilere uygulanması gerektiğidir. Bu anlamda kural olarak, İş Kanununa tabi olan işçilere bu Kanun, bu Kanuna tabi olmayan işçilere ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uygulama alanı bulacaktır. Türk Borçlar Kanununun genel gerekçesinde, “Hizmet sözleşmeleri, 4857 sayılı İş Kanununun kapsamı dışında kalan işçileri kapsamaktadır” şeklinde yer alan ifadeyi, İş Kanununa tabi olmayan işçilere Türk Borçlar Kanunu uygulanır şeklindeki genel kuralın pekiştiricisi olarak ele almak gerekmektedir. Bkz: KORKUSUZ, Mustafa Halit, Türk Borçlar Kanunundaki Hizmet Sözleşmesinin Sonuçları ve 4857 sayılı İş Kanununa Tabi İşçilere Etkisi, Doktora Tezi, İstanbul, Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2015, s. 31.

[10]Ahde Vefa, sözleşme hukukunun temel ilkelerindendir. Bu ilkeye göre, sözleşme, yapıldığı andaki şartlara uygun olarak uygulanmalıdır. Ahde vefa ilkesi (pacta sunda servanda) gereği borçlu edimini üstlendiği şekilde, bir başka deyişle sözleşmeye bağlı olarak ifa etmekle yükümlüdür. Ancak ahde vefa (sözleşmeye bağlılık) ilkesi “Herkes hakkını kullanırken iyiniyet  (dürüstlük) kurallarına uymakla yükümlüdür, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz” ilkesini getiren TMK 2. madde düzenlemesi ile sınırlı olarak uygulanmalıdır. Bkz: Doğan, Gülmelahat, Aşırı İfa Güçlüğü Nedeniyle Sözleşmenin Değişen Koşullara Uyarlanması, TBB Dergi, http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/m2014-111-1358, s.e.t. 20.07.2020.

[11] Mücbir sebep, bizim de katıldığımız tanıma göre; sorumlunun veya borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, genel bir davranış normunun veya borcun ihlaline mutlak olarak kaçınılmaz bir şekilde yol açan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan bir olaydır. Bkz. ÖZTÜRK, Tuba, İş Hukukunda Mücbir Sebep, Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul, 2011.

[12] https://tufad.org.tr/GENELGE-(FIFA-1714).pdf,  s.e.t. 20.07.2020

[13]Bkz: http://www.ilhanhelvacidersleri.com/turk-borclar-kanunu/turk-borclar-kanunu-madde-138, s.e.t. 22.07.2020.

[14] Mücbir sebebin unsurları için ayrıca bkz: ŞAHİN, Hale, Mücbir Sebep Nedeniyle Borçların İfa Edilememesi, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019, s. 52 vd.

[15] Gerek Alman hukukunda gerek Türk/İsviçre hukukunda kabul edildiği üzere, sözleşmenin değişen şartlara uyarlanmasındaki amaç, meydana gelen olağanüstü durum neticesinde borçludan edimini ifa etmesi beklenebilir hale getirilmesidir. Bu bakımdan sözleşmenin uyarlanmasının kapsamı dürüstlük kuralı ile belirlenir. Nitekim TBK m. 138’in Gerekçesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, sözleşmenin değişen şartlara uyarlanmasının dogmatik temeli olarak işlem temelinin yanında dürüstlük kuralı da sayılmıştır. Bkz: TİLE, Latife, Uyarlama Sebebi Olarak Aşırı İfa Güçlüğü, Doktora Tezi, Antalya, Akdeniz Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2018, s. 194.

Yazar Hakkında

Ahmet Fevzi Kibar

Ahmet Fevzi Kibar

Akademisyen, Hukuki Danışman ve Yazar
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Özel Hukuk yüksek lisans mezunu ve İstanbul Üniversitesi Özel Hukuk doktora eğitimi (devam ediyor). Kişiler, Aile, Eşya, Miras, Borçlar, Gayrimenkul, Fikri Mülkiyet ve Ürün Sorumluluğu Hukuku alanlarında çalışma yapmaktadır. Ayrıca hikâye, deneme ve eleştiri yazarlığı da yapmaktadır. Evli ve baba.

Yorum Yap

Konuşmaya Başla
WhatsApp Destek Hattı
Merhaba, COVID-19 SÜRECİNİN PROFESYONEL FUTBOLCU SÖZLEŞMELERİNE ETKİSİ bu konu hakkında destek alabilirsiniz...