Tüketici Hukuku’ nda öngörülen cayma hakkının terimsel ve hukuki niteliği hakkında doktrinde yoğun tartışmalar mevcuttur. Kanun koyucumuz mehaz kanunda öngörülmeyen şekilde cayma hakkını düzenlemiştir. İlk Tüketici Kanununda dört sözleşme için tanınan bu hak, sonraki Tüketici Kanunlarında başka sözleşmeler için de tanınmıştır.

Bu durum cayma hakkının uygulama sahasının genişlediğini göstermektedir. Bu sebeple terimsel ve hukuki niteliğinin belirlenmesi önem arz etmektedir. Ancak kanun koyucumuz 6502 Sayılı Kanunumuzda cayma hakkını genel esaslar kısmında düzenlememiştir. Bunun yerine her bir sözleşme türü için ayrı olarak düzenlemiştir. Bu düzenlemeler birbirinden farklılık arz etmektedir.

Bu sebeple her bir sözleşme türü için öngörülen cayma hakkının hukuki niteliği ayrı olarak belirlenmelidir. Bu durum ise sözleşmenin kaderini büyük ölçüde tayin edecektir.

Bu makalenin devamı için bu adreste bulabilirsiniz…

Yazar Hakkında

Ahmet Fevzi Kibar

Akademisyen, Hukuki Danışman ve Yazar Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Özel Hukuk yüksek lisans mezunu ve İstanbul Üniversitesi Özel Hukuk doktora eğitimi (devam ediyor). Kişiler, Aile, Eşya, Miras, Borçlar, Gayrimenkul, Fikri Mülkiyet ve Ürün Sorumluluğu Hukuku alanlarında çalışma yapmaktadır. Ayrıca hikâye, deneme ve eleştiri yazarlığı da yapmaktadır. Evli ve baba.

Yazarın Diğer İçerikleri