OLAY: A’nın işyeri adına A’ya ait motorlu bisiklet ile kuryelik yapan B, C’nin siparişini ulaştırmak için yola çıkmıştır. Yoğun kar yağışına rağmen patronunun siparişlerin zamanında ulaşması noktasındaki ısrarı sebebiyle siparişi zamanında ulaştırmak adına hızla yol alırken bir anda önüne çıkan D kişisine çarpmıştır. B, D’yi fark edince hemen frene basmasına rağmen motorlu bisikletin rutin bakımlarının yapılmaması sebebiyle fren beklenilen etkiyi göstermemiştir. D yaralanmış ve hastaneye kaldırılmıştır. Ayrıca kaza sebebiyle bisikletin takla atması sonucu B de yaralanmış ve C’nin siparişi zamanında teslim edilememiştir.

Soru 1: Olayda D’nin yaralanmasından kimler hangi hükümlere göre sorumludur?

a) Olayda motokuryelik yapan B’nin bir fiili sonucunda D’nin MK m. 23’e göre korunan kişilik haklarından vücut bütünlüğünde bir zarar meydana gelmiştir. Türk Hukuk Sistemi’nde haksız fiilden sorumluluk kusura dayanan sorumluluk esasında düzenlenmiştir (BK m. 49 vd.).

Bu zararın meydana gelmesine sebep olan fiilin bir haksız fiil sorumluluğu doğurup doğurmayacağı tespiti yapılırken öncelikle B’nin kusurlu olması ve somut olayda bir hukuka uygunluk sebebi olup olmadığı kontrol edilmelidir (BK m. 49, BK 63/2, BK m. 64). Olayda B, kar yağışının yoğun olduğu bir zamanda herkesin gösterebileceği yavaş ve temkinli gitmeyi ihmal ederek ağır bir ihmalde bulunmuştur. Ancak burada kastın olup olmadığı da değerlendirilebilir. Bazen ağır ihmal ile ihtimali kasıt arasındaki fark büyük ölçüde azalmaktadır. Şayet B, böyle bir sonucu doğrudan istememekle beraber bu sonucun meydana gelmesi ihtimalini göze alarak hareket etmişse dolaylı/ihtimali kast olup olmadığı somut olay açısından değerlendirilmelidir. Ayrıca olayda haklı savunma, zorunluluk hali gibi bir hukuka uygunluk sebebi de mevcut değildir. Dolayısıyla B, söz konusu fiili sebebiyle BK m. 49’a göre sorumlu tutulacaktır. Ancak D’nin de somut olayda bir kusurunun bulunup bulunmadığı önem arz edip (birlikte/ortak/müterafik kusur) tazminatın belirlenmesi açısından değerlendirmeye alınacaktır (BK m. 52/1). Hatta bazen zarar görenin kusur derecesi ağır nitelik arz edip nedensellik bağını kesme derecesine gelebilir. Eğer böyle bir ağır kusur varsa B’nin sorumluluğu ortadan kalkabilir.

b) Haksız fiilin meydana geldiği bir olayda öncelikle kusura dayanan sorumluluk irdelemesi yapılmalıdır. Bu yapıldıktan sonra olayda gerek Borçlar Kanunu gerekse Medeni Kanun’un diğer kitaplarında veya diğer kanunlarda öngörülmüş bir kusursuz sorumluluğun bulunup bulunmadığı irdelenmelidir.

B, söz konusu haksız fiili A’nın kendisine verdiği bir işi yaparken (işlevsel bağlılık) işlemiştir. Dolayısıyla B’yi çalıştıran (bağımlılık ilişkisi) A’nın da BK m. 66 gereğince kusursuz sorumluluğu kural olarak mevcuttur. İlgili hükme göre, “Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür”. Burada B, A’nın çalışanı olarak C’nin siparişini götürürken söz konusu iş ve sözleşme ilişkisi dışındaki bir üçüncü kişi olan D’ye zarar vermiştir. Dolayısıyla bu somut olay BK m. 66 kapsamına girer.

BK m. 66’da düzenlenen sorumluluk bir özen sorumluluğudur ve sorumlu kişiye kurtuluş kanıtı getirme imkânı tanınmıştır. BK m. 66/1’de belirtilen bir durum ortaya çıktığında adam çalıştıranın sorumlu olduğu karinesi mevcuttur.

Sonuç olarak A ve B, D’ye karşı müteselsilen sorumludur.

Adam çalıştıran söz konusu sorumluluk sebebiyle ödediği tazminat için zarar veren çalışana ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu hakkına sahiptir (BK m. 66/4). Olayımızda A’nın yukarıda bahsedilen yanlış talimat, bozuk araç verme fiilleri sebebiyle munzam kusuru bulunduğu için bu durum tazminatın indirilmesini gerektiren sebepler bulunsa bile bu indirme engel olabilir.

Olayımızda B’nin kullandığı araç, motorlu bisiklet olduğu için KTK m. 103 “motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğu genel hükümlere tabidir”. Dolayısıyla bu durumda KTK m. 85’te öngörülen araç işletenin kusursuz sorumluluğuna gidilemez.

Eğer A bu sorumluluktan kurtulmak istiyorsa BK m. 66/2 ve 3’te belirtilen özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispat etmelidir. Bu yükümlülük 2. fıkraya göre; çalışanını seçmede, işiyle ilgili talimat vermede ve onu denetlemede gerekli özeni gösterdiğini ispatlamaktır. Bunların yanında bir de 3. Fıkraya göre işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmelidir. İspat edilecek özen soyut bir özen değil her olayın kendi şartları içinde gösterilmesi gereken objektif özendir. Eğer söz konusu ispatı yerine getirirse sorumluluktan kurtulabilir. Ancak olayımızda belirtildiği üzere A, siparişlerin zamanında eriştirilmesi hususunda işçilerine bir baskı yapıyor ve böylesine hava şartları olan bir günde bile bu hususta talimat veriyorsa veya böyle bir havada siparişe çıkılmaması gerekirken çalışanlarını buna rağmen siparişe yolluyorsa kendisinden beklenen özeni göstermemiş olacaktır. Ayrıca A, iş için kullanılan motorlu bisikletin rutin bakımlarını yaptırmaması sebebiyle de özen yükümlülüğünü ihmal etmiştir. Dolayısıyla kurtuluş kanıtı getirememiş olacaktır.

Ayrıca her ne kadar BK m. 66’da belirtilmemiş olsa da genel hükümler aracılığıyla çıkarılan bir sonuç olarak A nedensellik karinesini çürüterek sorumluluktan kurtulabilir. Ancak burada ispat edilmesi gereken nedensellik, çalıştırılanın fiili ile zarar arasındaki nedensellik değil adam çalıştıranın özen göstermemesi ile zarar arasındaki nedenselliktir. Yani adam çalıştıran ondan beklenen özeni gösterse bile bu sonucun doğacağını ispat edebilirse sorumluluktan kurtulacaktır. Örneğin, o çalışanlarına can güvenlikleri sağlayacak ve hız yapmamaları, temkinli davranmaları, siparişin gecikmemesi için kendilerini ve başkalarını tehlikeye atmamaları gibi hususlarda talimat vermiş ve buna uygun araç temin etmesine rağmen çalışanın hoyrat ve başına buyruk davranışları sonucunda haksız fiil ortaya çıkmışsa çalıştıran nedensellik bağını çürüterek sorumluluktan kurtulabilir.

Netice itibariyle A’nın somut olayda kurtuluş kanıtı getirerek veya nedensellik bağını çürüterek sorumluluktan kurtulması mümkün değildir.

Soru 2: Söz konusu olayda B’nin yaralanması ve C’nin siparişin teslim edilmemesi sebebiyle uğradıkları zarar için kime, hangi kuruma göre müracaat edebilir?

B söz konusu haksız fiilin failidir, ancak o da bu fiilden zarar görmüştür. B ortaya çıkan zararları sebebiyle A ile aralarında (varsa) özellikle hizmet (iş) sözleşmesi ilişkisine göre A’ya müracaat edebilir.

C, A’ya BK m. 66’ya göre müracaat edemez. Zira ona karşı genel davranış kurallarına aykırılık sebebiyle verilmiş zarar söz konusu değildir.  A, B’yi sözleşmeden doğan borcunu ifa için BK m. 116’ya göre ifa yardımcısı olarak kullanmıştır. Çalışanın davranışı borcun ihlali niteliğinde olduğu için C, A’ya bu hükme göre müracaat edebilir.

Soru 3: Eğer olayımızda siparişlerin teslimi için motorlu bisiklet değil de motosiklet kullanılsaydı farklı bir sonuç ortaya çıkar mıydı?

Bu durumda KTK m. 103 istisnası söz konusu olmadığı için KTK m. 85’e gidilebilecektir.

KTK m. 85’e göre, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, … motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi doğan bu zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olur”. İlgili maddede motorlu araçtan maksat makine gücü ile hareket eden araç demektir. Motorlu araçlardan karayollarında kullanılabilenler KTK m. 85/1’in kapsamındadır. Otomobil, minibüs, midibüs, kamyon, kamyonet, otobüs, troleybüs, çekici, motosiklet, motorlu araçlardır. Lastik tekerlekli traktörler ve iş makineleri de bu kavrama dahildir. Dolayısıyla olayımızda haksız fiile sebep olan araç motosiklettir. Eğer motosikletin sebep olduğu haksız fiil karayolları üzerinde meydana gelmiş ve zarar aracın işletilmesinden doğmuşsa bu motosikleti işleten A, D’ye karşı BK m. 66 yanında araç işleten sıfatıyla kusursuz sorumluluğu söz konusu olacaktır. A’nın araç işleten sıfatıyla sorumluluğu bütün zararlardan değil bir kimsenin ölmesi veya yaralanmasına sebep olmasından doğan maddi zararlarla bir mala verilen zararlardır. Dolayısıyla D’nin yaralanması ve varsa zarar gören mallarından KTK m. 85’e göre sorumlu olacaktır. D’nin manevi zararları veya kazanç kaybı gibi zararlarından sorumluluk diğer BK hükümlerine göre olacaktır. Örneğin BK m. 66, 58, 49.

İlgili maddede öngörülen sorumluluk bir tehlike sorumluluğudur. Bu sorumluluk türünde BK 66’da olduğu gibi kurtuluş kanıtı getirme imkânı mevcut değildir. İşletenin sorumluluktan kurtulmasının tek yolu mücbir sebep, mağdurun veya 3. Kişinin ağır kusuruna dayanabilir. Ancak araçtaki bir bozukluk kazada etkili olmuşsa veya işletenin munzam kusuru veya işletenin fiillerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru varsa bu durumda söz konusu nedensellik bağını kesen sebeplere müracaat edilerek sorumluluktan kurtulmak mümkün değildir (KTK madde 86/f.1). Olayda hem A’nın munzam kusuru hem de B’nin kusuru mevcuttur.

Soru 4: Eğer söz konusu motosikleti B acelesi sebebiyle anahtarı üstündeyken ve kilitsiz bir şekilde işyerinin önünde bırakmış olduğu halde işyerinin önünden çalan E, durumdan haberi olan arkadaşı F ile karayolunda seyir halindeyken karşıdan karşıya geçmekte olan G kişisine çarptığı ve F ile G’nin yaralandığı ihtimalde kimlerin nasıl bir sorumluluğu doğacaktır?

KTK m. 107/1/c.1’e göre, “bir motorlu aracı çalan veya gasbeden kimse işleten gibi sorumlu tutulur.” İlgili hüküm gereğince E aracı çalan kişi olarak G’ye karşı KTK m. 85 kapsamında öngörülen tehlike sorumluluğu kapsamında araç işleten sıfatıyla bu aracın karayolunda işletilmesi sebebiyle meydana gelen ölüm ve yaralama zararlarından dolayı kusursuz sorumluluğu söz konusu olacaktır.

KTK m. 107/2’ye göre, “aracın çalındığını veya gasbedildiğini bilerek binen yolculara karşı sorumluluk, genel hükümlere tabidir”. İlgili hüküm gereğince F’nin yaralanması sebebiyle E’nin sorumluluğu genel hükümlere yani BK m. 49 vd. göre kusura dayanan sorumluluk olacaktır. E kusuru oranında sorumlu tutulacaktır.

Yine KTK m. 107/1/c.3’ye göre, “işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin, aracın çalınmasında veya gasbedilmesinde kusurlu olmadığını ispat ederse, sorumlu tutulamaz.” Dolayısıyla burada motosikletin sahibi olan A, işleten sıfatıyla kural olarak sorumludur. Ancak A, motosikletin çalınmasından kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu B’nin hatası olmadığını ispat edebilirse sorumluluktan kurtulacaktır. Ancak olayda B’nin ihmali söz konusudur. Bu nedenle A hükümde aranan ispatı yerine getiremeyeceği için E ile birlikte bu yaralanmalardan müteselsilen sorumlu olacaktır. Bu sorumluluk G’nin yaralanması açısından araç işletenin kusursuz sorumluluğu iken F’nin yaralanması sebebiyle BK m. 49’a dayanan kusurlu sorumluluktur, yani kusuru oranında sorumlu olacaktır. Ayrıca bu kişilerin manevi tazminat gibi KTK m. 85’te belirtilen “ölüm veya yaralanma yahut bir şeyin zarara uğraması” dışındaki talepler yine genel hükümler kapsamında talep edilecektir (BK m. 58 gibi).

KTK m. 107/1/c.4’e göre, “işleten, sorumlu olduğu durumlarda diğer sorumlulara rücu edebilir.” A, tazmin etmek zorunda kaldığı zararlar için sonrasında haksız fiili sebebiyle E’ye ve aralarındaki sözleşme ilişkisini ihlal sebebiyle B’ye müracaat edebilir.

Soru 5: Eğer B motosikletle dağıtıma çıktığı esnada yol üzerinde rastladığı bir arkadaşı Z’yi de evine bırakmak için motora bindirmiş ve seyir halindeyken yaptığı kazada Z yaralanmış olsaydı kimlerin ne tür bir sorumluluğu doğacaktı?

KTK m. 87’ye göre, “yaralanan ve ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, … sorumluluk, genel hükümlere tabidir.” İlgili hüküm gereğince B, Z’yi evine hatır için karşılık almadan taşımaktadır. Dolayısıyla söz konusu kaza sebebiyle Z’nin yaralanması sebebiyle uğradığı maddi ve manevi zarar genel hükümlere göre BK m. 49 vd. olacaktır. Dolayısıyla A, kusuru oranında sorumlu olacaktır.

Burada ayrıca A’nın adam çalıştıranın kusursuz sorumluluğunun söz konusu olup olmayacağı da irdelenmelidir. Burada Z’nin uğradığı zararın, A’nın işini görürken ortaya çıkıp çıkmadığı yani işlevsel bağlılığın söz konusu olup olmadığına göre sonuç değişecektir. Bu konudaki bir Yargıtay kararına göre, “çalıştırılan kişi hizmeti yürüttüğü sırada adam çalıştıranla hiçbir suretle ilgisi olmayarak ve özel amaçlarla hareket ederek zarara neden olmuşsa, adam çalıştıranın bu zarardan sorumlu tutulmaması gerektiğini belirtmekle birlikte 66. Madde hükmünün uygulama alanını yalnızca çalıştırılan kişinin görevi uyarınca isabetli olarak yapması gereken ve kendisine verilen talimata uygun eylemlerinden doğan zararların tazminiyle sınırlamak, adam çalıştıranın sorumluluğunu lüzumundan fazla daraltıcı sonuca götürür de denilmektedir (Yargıtay, 4. HD, 20.11.1984, 7770/8597).

Dolayısıyla bu karar uyarınca daraltıcı yorum açısından B, A’nın böyle bir talimatı olmadığı dolayısıyla özen yükümlülüğü ile ilgili olmayarak ve B’nin A’nın talimatına aykırı olarak özel amaçlarla hareket ettiği için A’nın BK m. 66’ya dayanan sorumluluğu söz konusu olmayacaktır. Ancak B’nin bu konuda da A’yı ikaz etmesi gerektiği ve söz konusu kaza işin görülmesi esnasında meydana geldiği için genişletici yorum açısından A’nın BK m. 66’ya dayanan kusursuz sorumluluğu söz konusu olacaktır. 

NOT1: Bu pratik çalışma şahsıma ait orijinal bir çalışma olup izinsiz ve atıfsız (linksiz) paylaşılması FSEK uyarınca yasaktır.

NOT2: Pratik çalışmaya ilişkin sorularınızı veya anlayamadığınız kısımları yorumda belirtirseniz, uygun bir vakitte size dönüş yapmaya gayret edeceğim.

Gerek mesleki olay analiz kabiliyetini gerekse sınav çözme becerinizi geliştirmek adına bu videolar size yardımcı olabilir:

Tümdengelim yöntemi;

Tümevarım yöntemi;

Yazar Hakkında

Ahmet Fevzi Kibar

Akademisyen, Hukuki Danışman ve Yazar Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Özel Hukuk yüksek lisans mezunu ve İstanbul Üniversitesi Özel Hukuk doktora eğitimi (devam ediyor). Kişiler, Aile, Eşya, Miras, Borçlar, Gayrimenkul, Fikri Mülkiyet ve Ürün Sorumluluğu Hukuku alanlarında çalışma yapmaktadır. Ayrıca hikâye, deneme ve eleştiri yazarlığı da yapmaktadır. Evli ve baba.

Yazarın Diğer İçerikleri